Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri, tamamen kendi imkanları ve akademik danışmanlıkla geliştirdikleri “Küheylan” isimli insansız su üstü aracı (USV) ile Norveç’in Bergen kentinde düzenlenecek Uluslararası Deniz Robotları Yarışması’na (International Marine Robot Competition – IMRC) katılım hakkı kazandı. 15-20 Haziran 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek yarışmada, ekip hem teknik başarılarını sergileyecek hem de Türkiye’nin deniz teknolojileri alanındaki yetkinliğini uluslararası platforma taşıyacak. Bu gelişme, yalnızca bir üniversite projesinin ötesinde, Türk genç mühendislerinin küresel arenada sesini duyurması açısından büyük önem taşıyor.
Küheylan, otonom navigasyon, engelden kaçınma ve su altı haritalama gibi ileri düzey özelliklere sahip bir deniz aracı olarak tasarlandı. Yaklaşık 4 metre uzunluğundaki araç, %80 oranında yerli bileşenle üretildi ve gövdesi kompozit malzemeden imal edildi. Proje yürütücüsü ve Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Öğrencilerimiz iki yıldır bu proje üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor. Küheylan, Türk mühendislik zekasının somut bir ürünüdür. Norveç’teki yarışma, onların emeğini dünyaya göstermek için eşsiz bir fırsat” ifadelerini kullandı.
Neden Norveç ve Neden Önemli?
Norveç, dünyanın en büyük denizcilik ekonomilerinden biri olarak kabul edilir. Ülke, deniz teknolojileri, açık deniz enerji sistemleri ve otonom deniz araçları konusunda Küresel Denizcilik Endeksi’nde ilk üç sırada yer almaktadır. Bergen şehri ise Avrupa’nın en önemli deniz teknolojisi kümelenmelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle, Fırat Üniversitesi ekibinin burada yarışması, yalnızca bir ödül için değil, aynı zamanda sektörün en büyük oyuncularıyla doğrudan temas kurabilmek için de stratejik bir adım.
Türkiye’de denizcilik ve gemi inşaa mühendisliği bölümlerinde okuyan öğrenci sayısı son beş yılda %30 artış gösterdi. YÖK verilerine göre 2024 itibarıyla bu alanda eğitim gören toplam öğrenci sayısı 12 bini aşmış durumda. Ancak uluslararası yarışmalara katılım oranı hâlâ düşük. Fırat Üniversitesi’nin bu hamlesi, diğer üniversiteler için de ilham kaynağı olabilir. Zira Norveç gibi bir ülkede alınacak derece, Türkiye’nin Ar-Ge potansiyelini küresel ölçekte kanıtlayacak bir referans niteliği taşıyacak.
Küheylan’ın Teknik Özellikleri
Küheylan, tamamen otonom olarak görev yapabilen bir insansız su üstü aracıdır. Aracın teknik özellikleri şöyle sıralanabilir:
– Uzunluk: 4,2 metre
– Ağırlık: 180 kg
– Maksimum hız: 25 knot
– Görev süresi: 5 saat kesintisiz
– Navigasyon: Çift antenli GPS + LiDAR + IMU
– Haberleşme: 4G/5G ve uydu bağlantısı
– Enerji: Lityum iyon batarya paketi (10 kWh)
– Sensör paketi: Multibeam echosounder, termal kamera, çevresel sensörler
Araç, özellikle sığ sularda haritalama ve çevresel izleme görevleri için optimize edilmiş durumda. Proje ekibi, Küheylan’ı arama-kurtarma operasyonlarında da kullanılabilecek şekilde modüler bir yapıya sahip olarak tasarladı. Yarışma sırasında aracın engelden kaçınma ve belirlenen rotayı takip etme becerisi test edilecek.
Karşılaştırmalı Başarı Tablosu
Fırat Üniversitesi’nin daha önce uluslararası yarışmalarda elde ettiği başarılar, Küheylan projesinin potansiyelini daha iyi anlamamızı sağlıyor. Aşağıdaki tablo, üniversitenin son dört yıldaki katılımlarını ve derecelerini göstermektedir:
| Yıl | Yarışma Adı | Kategori | Derece |
|—–|————-|———-|——–|
| 2022 | TEKNOFEST İnsansız Deniz Araçları | USV | 1.lik |
| 2023 | RoboBoat (Uluslararası) | Otonom Tekne | 3.lük |
| 2024 | Portekiz Deniz Robotları Şampiyonası | Haritalama | 2.lik |
| 2025 | Norveç IMRC | USV + Otonomi | ? (Katılım) |
Bu tablo, ekip için sürekli bir gelişim çizgisi olduğunu ortaya koyuyor. 2022’de TEKNOFEST’te birincilik alan öğrenciler, ertesi yıl RoboBoat’ta dünya üçüncüsü olmayı başardı. Şimdi hedef, Norveç’te de aynı başarıyı tekrarlamak.
Projenin Öğrencilere ve Türkiye’ye Katkıları
Bu tür uluslararası deneyimler, öğrencilerin kariyerlerinde büyük bir sıçrama yaratıyor. Norveç’e gidecek ekipte yer alan 6 öğrenci, yarışma öncesinde altı ay boyunca yoğun bir hazırlık dönemi geçirdi. Öğrencilerden Makine Mühendisliği bölümü son sınıfta okuyan Elif Kaya, “Küheylan bizim için sadece bir araç değil, aynı zamanda takım çalışması, problem çözme ve uluslararası standartlarda üretim yapabilme yeteneğimizin de bir göstergesi. Norveç’teki yarışma bize dünyanın en iyi mühendislik okullarından ekiplerle rekabet etme şansı veriyor” dedi.
TÜBİTAK’ın 2024 yılında yayımladığı “Ulusal Deniz Teknolojileri Yol Haritası” raporuna göre, Türkiye’nin otonom deniz araçları pazarındaki payı 2030 yılına kadar 1,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu alanda yetişmiş insan kaynağı ihtiyacı her geçen gün artıyor. Fırat Üniversitesi gibi projeler, hem bu ihtiyacı karşılama hem de Türk mühendislerinin küresel rekabet gücünü artırma potansiyeli taşıyor.
Yarışma Süreci ve Beklentiler
Uluslararası Deniz Robotları Yarışması (IMRC), her yıl farklı bir ülkede düzenleniyor ve bu yıl ev sahibi Norveç Deniz Araştırmaları Enstitüsü. Yarışma üç ana kategoriden oluşuyor: Otonom Navigasyon, Çevresel Veri Toplama ve Engel Parkuru. Küheylan, özellikle çevresel veri toplama kategorisinde iddialı. Ekip, aracın su kalitesi ölçümlerini, akıntı haritalamasını ve batimetrik verileri anlık olarak işleyebildiğini belirtiyor.
Rakipler arasında Massachusetts Institute of Technology (MIT), Tokyo Üniversitesi ve Berlin Teknik Üniversitesi ekiplerinin de bulunduğu yarışmada, Türk ekibinin en büyük avantajı, aracın modüler yapısı ve düşük maliyetli ancak yüksek performanslı yerli bileşenler kullanması olarak öne çıkıyor.
Sonuç
Fırat Üniversitesi öğrencilerinin “Küheylan” ile Norveç’te boy göstermesi, Türkiye’nin deniz teknolojileri alanındaki Ar-Ge ve inovasyon vizyonunun somut bir yansımasıdır. Bu proje, yalnızca bir yarışma katılımı değil; genç mühendislerin küresel standartlarda üretim yapma, uluslararası iş birlikleri geliştirme ve Türkiye’nin bu alandaki marka değerini artırma yolunda attıkları cesur bir adımdır. Eğer ekip Norveç’te başarılı bir derece elde ederse, bu durum önümüzdeki yıllarda benzer projelerin sayısını artıracak ve Türk üniversitelerinin uluslararası deniz teknolojileri yarışmalarındaki temsilini güçlendirecektir. Küheylan’ın rotası sadece Bergen’le sınırlı değil; aynı zamanda Türk mühendisliğinin dünya denizlerinde dalga yaratmasının da bir simgesi haline gelmiş durumda.








