İsveç, Türkiye’ye yönelik silah ambargosunu kaldırmasının ardından yayımladığı resmi ticaret raporunda, iki ülke arasındaki ticaret hacminde yüzde 109’luk rekor bir artış kaydedildiğini duyurdu. Stockholm merkezli İsveç Ticaret ve Yatırım Konseyi (SITA) tarafından hazırlanan rapor, 2023 yılı verilerine dayanıyor ve ambargonun kalkmasıyla birlikte özellikle savunma sanayi, makine ve kimya sektörlerinde ihracatın katlandığını ortaya koyuyor. Bu gelişme, yalnızca iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin canlanması açısından değil, aynı zamanda diplomatik zeminde yaşanan normalleşmenin ticarete yansıması bakımından da tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Rapora göre, 2022 yılında yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde olan İsveç’in Türkiye’ye yönelik toplam ihracatı, 2023’te 2,09 milyar dolara yükselerek yüzde 109’luk bir büyüme kaydetti. Bu artış, İsveç’in herhangi bir ülkeye yaptığı yıllık ihracatta son on yılın en yüksek oranı olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde Türkiye’den İsveç’e yapılan ihracatta da yüzde 32’lik bir artış yaşandı ve bu rakam 1,5 milyar dolara ulaştı. Böylece ikili ticaret hacmi toplamda 3,6 milyar doları aşarak yeni bir rekora imza attı.
Ambargo Süreci: İsveç’in Türkiye’ye Yönelik Kısıtlamaları ve NATO Üyeliği
İsveç, 2019 yılında Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik Barış Pınarı Harekâtı’nı gerekçe göstererek Türkiye’ye yeni silah satışlarını durdurma kararı almıştı. Bu karar, resmi bir ambargo olarak tanımlanmasa da fiili bir kısıtlama haline gelmiş, özellikle savunma sanayi ihracatı neredeyse sıfırlanmıştı. Ancak 2022’de İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği başvurusu sürecinde Türkiye ile imzalanan Üçlü Mutabakat Muhtırası, bu kısıtlamaların kaldırılmasının önünü açtı.
NATO Sürecinin Ticari Etkileri
Mutabakat kapsamında İsveç, terörle mücadelede işbirliğini artırma ve savunma sanayi ihracatına yönelik kısıtlamaları kaldırma taahhüdünde bulundu. Bu adım, yalnızca diplomatik ilişkilerde değil, ticari zeminde de hızlı bir dönüşümü tetikledi. Nitekim 2023 yılının ilk çeyreğinden itibaren İsveçli savunma şirketlerinin Türkiye’ye yönelik ihracat başvurularında belirgin bir artış gözlemlendi. Raporda, ambargo sonrası dönemde en fazla büyümenin savunma sanayi (%240), makine ve ekipman (%86) ve kimyasal ürünler (%67) sektörlerinde gerçekleştiği belirtiliyor.
Rakamlarla Ticaret: %109’luk Artışın Perde Arkası
Raporda yer alan verilere göre, İsveç’in Türkiye’ye ihracatında yıllara göre değişim şu şekilde gerçekleşti:
| Yıl | İhracat (Milyon Dolar) | Yıllık Değişim (%) |
|---|---|---|
| 2021 | 850 | – |
| 2022 | 1.000 | +%17,6 |
| 2023 | 2.090 | +%109 |
Tabloda görüldüğü gibi, ambargonun fiilen sona erdiği 2022’de ılımlı bir artış yaşanırken, 2023’te kısıtlamaların tamamen kalkması ve güven ortamının tesis edilmesiyle birlikte ihracat adeta patlama yaptı. Özellikle savunma sanayi ürünleri, radar sistemleri, mühimmat ve askeri elektronik alanındaki satışların önceki yıla göre 3,4 katına çıktığı ifade ediliyor.
Sektörel Dağılım ve Öne Çıkan Kalemler
Rapor, ihracattaki artışın sadece savunma sanayi ile sınırlı kalmadığını, birçok farklı sektörde de ivme yakalandığını gösteriyor. İşte başlıca sektörler ve büyüme oranları:
- Savunma Sanayi: Yüzde 240 artış. İsveç yapımı hava savunma sistemleri, gemi inşa ekipmanları ve mühimmat en çok talep gören kalemler oldu.
- Makine ve Ekipman: Yüzde 86 artış. Endüstriyel makineler, inşaat ekipmanları ve otomotiv yan sanayi ürünleri öne çıktı.
- Kimya ve İlaç: Yüzde 67 artış. Özellikle endüstriyel kimyasallar ve veteriner ilaçlarında talep yükseldi.
- Elektronik ve Optik: Yüzde 55 artış. Tıbbi cihazlar, ölçüm aletleri ve telekomünikasyon ekipmanları dikkat çekti.
- Gıda ve Tarım: Yüzde 28 artış. İsveç’ten Türkiye’ye yapılan süt ürünleri ve balık ihracatında belirgin bir yükseliş yaşandı.
Türkiye’den İsveç’e yapılan ihracatta ise tekstil, otomotiv parçaları, beyaz eşya ve tarım ürünleri başı çekiyor. Özellikle Türk otomotiv yan sanayisinin İsveçli markalara (Volvo, Scania gibi) parça tedarikinde yüzde 40’a varan artış sağlandığı belirtiliyor.
Türk Öğrenciler ve İş Dünyası İçin Fırsatlar
Ticaret hacmindeki bu rekor artış, yalnızca ihracatçı firmaları değil, aynı zamanda eğitim ve iş dünyasını da yakından ilgilendiriyor. İsveç’te eğitim gören yaklaşık 2.500 Türk öğrenci için bu gelişme, staj ve kariyer fırsatlarının kapısını aralıyor. Özellikle savunma sanayi, makine mühendisliği ve yazılım alanlarında faaliyet gösteren İsveç firmaları, Türkiye pazarına yönelik büyüme stratejileri kapsamında Türk mühendis ve teknik personele ihtiyaç duyuyor.
Ayrıca, iki ülke arasında imzalanan Bilim ve Teknoloji İşbirliği Anlaşması çerçevesinde ortak araştırma projelerine ayrılan fon miktarının 2024’te yüzde 50 artırılması planlanıyor. Bu durum, Türk akademisyenler ve araştırmacılar için İsveç üniversitelerinde yeni doktora sonrası araştırma ve değişim programlarının önünü açıyor.
Vize ve İkamet Kolaylıkları
Ticari ilişkilerin güçlenmesi, diplomatik alanda da yumuşamayı beraberinde getirdi. İsveç, Türk iş insanlarına yönelik vize süreçlerini hızlandırdı ve çoklu girişli iş vizesi başvurularında kabul oranını yüzde 20 artırdı. Ayrıca, Türkiye’de faaliyet gösteren İsveç firmalarının sayısı 2023’te 120’den 170’e yükseldi. Bu firmalar, özellikle yazılım, yenilenebilir enerji ve lojistik alanlarında Türk ortaklarla işbirliği yapıyor.
Uzman Görüşleri ve Gelecek Projeksiyonu
Ekonomistlere göre %109’luk büyüme oranı, bir baz etkisini de içerse de yapısal bir dönüşümün sinyalini veriyor. Stockholm Ticaret Odası Başkanı Johan Nilsson konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Ambargonun kalkması, iki ülke arasındaki güvenin yeniden tesis edilmesi için kritik bir adımdı. Şimdi gösterge niteliğindeki bu rakamlar, sürdürülebilir bir ticari ortaklığın temellerinin atıldığını kanıtlıyor” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, 2024 yılında büyümenin daha ılımlı, ancak yine de çift haneli rakamlarda (tahminen %15-25 arası) devam edeceğini öngörüyor. NATO üyeliğinin getirdiği askeri işbirliği ve ortak tatbikatlar, savunma sanayi ihracatını daha da artıracak. Ayrıca, İsveç’in yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir enerji alanındaki teknolojilerinin Türkiye’ye transferi, yeni bir ticaret kolunun doğmasına yol açabilir.
Olası Riskler ve Zorluklar
Her ne kadar tablo parlak görünse de, bazı riskler de masada duruyor. İsveç’teki siyasi tartışmalar, aşırı sağ partilerin yükselişi ve Türkiye’nin terörle mücadele politikalarına yönelik zaman zaman gündeme gelen eleştiriler, ilişkilerin hassas doğasını koruyor. Ayrıca, Türkiye’nin yüksek enflasyon ve kur dalgalanmaları, İsveçli yatırımcılar için maliyet riski oluşturabiliyor. Ancak şu ana kadar bu faktörler, ticaret akışını olumsuz etkilemiş değil.
Sonuç: Yeni Bir Dönemin Başlangıcı
İsveç’in Türkiye raporunda açıkladığı %109’luk rekor büyüme, ambargo sonrası dönemin ticari ilişkilerde ne denli güçlü bir sıçrama yarattığını açıkça ortaya koyuyor. Bu artış, yalnızca savunma sanayi ile sınırlı kalmayıp makine, kimya, elektronik ve gıda gibi birçok sektöre yayılmış durumda. Aynı zamanda Türk öğrenciler için staj ve kariyer fırsatları, akademisyenler için araştırma işbirlikleri ve iş insanları için yeni pazarlar doğuruyor.
Önümüzdeki dönemde, NATO sürecinin olgunlaşması, ortak yatırım projelerinin hayata geçmesi ve bilimsel işbirliğinin derinleşmesiyle birlikte ikili ticaret hacminin 5 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. İsveç-Türkiye ilişkileri, ambargo öncesi dönemi geride bırakarak stratejik bir ortaklığa dönüşme yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu rapor, yalnızca bir istatistikten ibaret değil; aynı zamanda diplomatik normalleşmenin ekonomik kalkınmaya nasıl katkı sağladığının somut bir belgesi olarak tarihe geçiyor.








